Geçen hafta genç bir arkadaşım
beni telefonla aradı. Heyecanlı bir ses tonuyla “Düzce’ye iş görüşmesine
gidiyorum. Tavsiyelerinizi almak için aradım” dedi.
Bu arayan arkadaş, ne ilk
arayandı ne de son arayan olacaktı.
Hepsinin yakındıkları konu aslında
aynı...
Üniversite bitti ama iş yok!
Tanıdığım onlarca işsiz
üniversite mezunu var. ‘Mahalle baskısı’ndan
kurtulmak için yüksek lisans programlarına umutsuzca devam ediyorlar.
“Referansa hangi ‘yetkili’nin veya hangi ‘partili’nin adını yazayım?”
çaresizliği de işin bir başka yürek yakan yönü…
Sevgili gençler, işe girmek
istiyorsunuz hakkınız ama velakin, bu konuda yanlış yapmamak ve hayırlısıyla
işe girmek için hangi taktikleri uygulamak gerekir?
Üstelik işsizlik tavanda, iş ise
tabanda olduğu bu dönemde…
İş imkânın daraldığı ve rakipleri
geçmenin her geçen gün biraz daha zorlaştığı günümüzde, yapacağınız görüşmeler
fazlasıyla önem kazandı.
Öncelikle özgeçmişinizi (CV) sade, anlaşılır ve formatına uygun
hazırlamanız gerekir. Zira özgeçmişinize ekleyeceğiniz her mantıklı ayrıntı, o
iş için gerekli potansiyele sahip olacağınızı gösterir.
İlk intibanın can alıcı etkisini
unutmayın. Sizinle görüşen kişi sizi işe alıp almayacağı ilk birkaç saniyede
kararını verecektir. Heyecanlı, dostça ve içten olun. Zira bu ‘üçlü’ sizi
saygılı ve prensipli biri olarak hatırlamanıza vesile olacaktır.
Unutulmaması gereken bir başka
konu ise yaşadığımız devir ‘Ye kürküm ye!’
devridir. Fiziki görünüşüne dikkat edin. Fazla abartmayın. Gözün dokunmayın!
Görüşmeye gittiğiniz işletme ile
ilgili bilgi sahibi olun. Görmediğiniz hedefi vuracak kadar kesin nişancı değilsiniz.
Beden dilinize dikkat edin.
Göz temasınızı kesmeyin. Göz teması karşılıklı güven köprüsünün
kurulma aşamasıdır. Sakın konuşan kişinin ağzına bakmayın. Zira karşı tarafın ağzına bakarak konuşmak, “Benim hayatım
sizin iki dudak arasında çıkacak söze bağlıdır. Siz ne derseniz ben razıyım! Ne
iş olursa yaparım” mantığı geçerliğini çoktan kayıp etti.
Kimse pasif, sessiz, cılız, hareketsiz, soğuk ve donuk kimseye iş
vermek istemez. Ukala, dengesiz ve boşboğazlık her şeyi berbat edebilir.
Orta yol her zaman güzeldir, tercih edilen metottur.
İdealist olun. Başvuruda
bulunduğunuz işle ilgili güçlü yönlerinizi ön plana çıkarın.
İş görüşmelerini her yıl
yaşamamanız için geleceğinizi düşünerek karar verin.
Kendinizi geliştirin.
İşinizin uzmanı olun. İşinizden
aranan bir olun.
Görüşmenin son noktası ücret
konusu olmalı.
Kendi değerinizi ve size teklif
edilen rakamı ölçerek, istediğiniz ücrette karar verin. Kanatkar olmanın zamanı
değil!

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder