Bir kitap,
okunması için yazılır.
Bir resim,
temaşa edilmesi için çizilir.
Bir sergi,
seyirciler için serilir/açılır…
Okunamayacak
kitabı yazmak, temaşa edilmeyecek resmi çizmek veya seyircisi olmayacak bir
sergiyi açmak abestir, gereksizdir ve hikmetsizdir.
Hikmet
sahibi bir Zat’ın kitabını okumamak, çizdiği harika üstü resimleri seyretmemek ve
sergilediği sergisini müşahede etmemek akıl sahiplerinin yapacağı bir tercih değildir!
Öyleyse bu
dünya ve şu âlem dahi hikmetle yazılmış bir kitap,
Sanatla
yapılmış bir resim,
Ve misafirlerin
yolları üzerinde kurulmuş bir çarşı ve seyirciler için açılmış bir sergi değil
mi?
Neden hala
okumamaktan, temaşa etmemekten ve sergiyi gezmemekten ısrar ediliyor?
Hani, akıl
sahipleri nerede?
***
“Allah’ın
iki çeşit kitabı vardır. Biri fiziğe, kimyaya, matematiğe, biyolojiye,
psikolojiye vb. esas teşkil eden, bu ve benzeri ilimlerin laboratuvarı gibi işleyen
Kâinat Kitabı, diğeri de Allah’ın kelam sıfatında gelen Kur’an’ı Kerim’dir.”
Allah Resulü
(sas); “İnsanların en hayırlısı
insanlara hayrı öğretendir.”
Kur’an’ın
muhtevasını öğrenmek ve öğretmek elbette ki bir hayırdır.
Fıkıh,
Hadis, Siyer, Tefsir, Hadis ve Kelam öğrenmek bir hayırdır.
Ya Kâinat
Kitabı?
***
Allah’ın
ikinci kitabı ise Kâinat Kitabı’dır.
Bir çiçek
topraktan çıkması ile Allah’ın “BÂİS”
ismine,
Çekirdeği
yarmasıyla “FÂLİK” ismine,
Rengârenk
boyanmasıyla “MÜLEVVİN” ismine,
Süslenmesiyle
“MÜZEYYİN” ismine,
Bir derece
hayata sahip olmasıyla “MUHYİ” ismine,
Şekliyle “MUSAVVİR ve BÂRİ” isimlerine,
Beslenmesiyle
“REZZAK, RAHMAN, KERİM, MÜN’İM, MUKÎT”
isimlerine,
Diğer emsali
çiçeklere benzemesiyle “VÂHİD, EHAD,
FERD” isimlerine,
Yaratılmasıyla
“HÂLİK” ismine,
Ölümüyle “MÜMİT” ismine,
Birçok
menfaatin kendisine takılmasıyla “HAKÎM”
ismine,
Temizliği
ile “KUDDÛS” ismine ve daha onlarca
isme mazhar değil mi?
***
Muhteşem bir
sanat eseri olan şu Kâinat Kitabı’nın, elbette okuyuculara ihtiyacı vardır.
Fakat bu okuyucuların akıl sahibi olmaları gerekir!
Fizik,
Kimya, Matematik, Tıp, Biyolojiye, Tıp, Astronomi ve diğer ilimleri..
Kâinat
Kitabı’nı okumak hayırların en güzeli…
Tıpkı Kur’an’ı
Kerim gibi.
Çünkü bu
kitap, ilim pergeliyle planlamış, kudretiyle yazmıştır.
Hikmetlerle
doludur.
Müslümanlara
düşen sorumluluk, bu iki kitabı okumaktır.
***
Akıl
sahiplerinin sorumluluğu, bu iki kitaba uymaktır.
Kur’an’ı
Kerim’e uymanın mükâfatı büyük ölçüde ahirete, gayet az nispette mükâfatı da
dünyada verilir.
Kur’an’ı
Kerim’e uymamanın cezası büyük ölçüde ahirete, gayet az nispette cezası da
dünyada verilir.
Kâinat
Kitabı’na uymanın mükâfatı büyük ölçüde dünyada, gayet az nispette mükâfatı da
ahirete verilir.
Kâinat
Kitabı’na uymamanın cezası büyük ölçüde dünyada, gayet az nispette mükâfatı da
ahirete verilir.
Müslüman
kimliğinin dışında kalanlar eğer Kâinat Kitabı’na uyuyorlarsa Allah onların
mükâfatını bu dünyada verecektir ki veriyor da.
Bu, Allah’ın
adile kanunudur.
Ya
Müslümanlar?
Allah’ın Kâinat
Kitabı’na uymadıkları için ceza görüyorlar/ görecekler.
Tablo bugün
itibariyle ortada değil mi?
İslam anlayışına
göre, Kuran, Fıkıh, Hadis, Siyer, Tefsir, Hadis ve Kelamı öğrenmek ne kadar
elzem ve gerekli ise Fizik, Kimya, Matematik, Biyolojiye, Astronomi ve diğer
ilimleri öğrenmek o derecede elzem ve gereklidir.
İkisine
karşı saygı, Allah’a karşı saygıdır.
İkisine
karşı alakasız kalmak, Allah’a karşı saygısızlıktır.
Ne mutlu Kâinatın
tek yaratıcı ve hakimi Yüce Allah’ın iki kitabını okuyanlara okutanlara, uğraş
verenlere ve anlayanlara..


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder