Üzülme sen Sevgili,
Dayanamaz hiçbir
sevenin kalbi!
Sen ki güven
duygusunun en sarsılmaz kalesisin.
Sen ki hayatlara hayat
olanların can suyusun.
Sen ki inancın ve
imanın zirvesisin.
Üzülme sen Sevgili,
sen üzülürsen eğer yüreğimiz üşür bizim bu yaz gününde.
Sen üzülürsen, apaydın
olan gecelerimiz, kapkaranlık zindanlara döner.
Sen üzülürsen eğer,
yetimler, öksüzler, garipler kimsesiz kalır.
Ne olur Sevgili,
Sebepler ne olursa
olsun sen üzülme ve üşütme yüreğimizi.
Ne hazindir ki
insanlık seni, kendi dar siyasi görüş ve emelleri nedeniyle kabullenmedi,
sindiremedi.
Hâlbuki sen, ey
sevgili en iyi örnektin!
Sevgili, insanlık hiç
bu kadar kutuplaşmamıştı bugünkü kadar. Ama biz, seni sevenler olarak iyimser
tavrımızda ısrar ediyoruz.
Âlemlerin Rabbine iman
eden, hesap gününe inanan bir ruh nasıl ümitsizliğe düşebilir, mümkün mü?
Ama yalan, dedikodu,
iftira biri bin para…
Ne çok pirim yaptı bu
kötü hasletler..
Hak ve hakikatin
ruhuna Fatihalar okundu…
Ümit varız. Evet,
kesinlikle ümit varız. Elbette hak ve hakikat bir gün ortaya çıkacaktır. Hem de
bütün çıplaklığı ile..
Yalanları, iftiraları,
çarpıtmaları, delilsiz ithamları, topluma kin, nefret ve düşmanlık aşılayan
söylemleri elbette bir gün yüzlerime şamar gibi vurulacaktır.
İman sahibi bir fert
nasıl olur da hatada ve günahta ısrar eder, diye sakın üzülme sen, devir
değişti insanlar başkalaştı maalesef!
Tarihin hiçbir
sayfasında ne hak haksızlığa, ne de doğru yalana mağlup olmamıştır,
olmayacaktır.
Yazık ettiler
kendilerine…
Yazık ettiler İslam’ın
naif ruhuna…
Yazık ettiler Kur’an ahlakına..
Dünyalık makam mansıp
ve beş kuruşluk gelir için!
Onlar çılgın nefsani
duyguları karşından ne yaparlarsa yapsınlar, biz canımız pahasına rehberliğine
baş koyduk, baş koymaya da devam edeceğiz.
Varsın onlar, hırçın
ve anlamsız tavırlarına devam etsinler.
Varsın onlar, sevenlerine
“Deli” desinler.
Bize ne derlerse
desinler biz, ciddiyet ve sorumluluk tavrımız.
“Dövene elsiz, sövene dilsiz ve
derviş gönülsüz gerek” yaklaşımı ile hak bildiğimiz yolda ‘durmadan
yürüyeceğiz’
Çünkü biz, söz verdik.
Sulh ve sükûnun temsilcileri, asayiş ve güvenin bekçileri olacağımıza dair..
Sen üzülme ey Sevgili,
sen üzülme zira Allah her şeyi görüyor ve biliyor.
Dilimizde dua, kalbimizde iman…
Değil ‘O’, ‘Bu’, ‘Şu’… Tüm dünya üstümüze
gelse, ‘vız’ gelir.
Çünkü bize sen
öğrettin, ateşe atılan İbrahim’in
inancını, istikrarını ve teslimiyetini..
Firavun sarayındaki
Musa’nın hikayesini hatırla, Kızıl Deniz’in önünden nasıl yarıldığını..
“Eğer Allah sana bir zarar
dokundurursa, o takdirde onu, O'ndan başka giderecek yoktur. Sana bir hayır
dokundurursa, artık O, her şeye kadirdir.” diye dua eden Yunus’u da
yine senden öğrenmiştik… Tüm diğer dualar gibi…
Dualar yağıyor sana
dünyanın her yerinden…
En kuvvetli manevi zırhlar
gönderiliyor senin adına semalara her gece…
Hacetler kılınıyor
peşi peşine…
Gözyaşlarından
ırmaklar oluşuyor, belki çorak sinelerde bir yeşermeye vesile olur ümidiyle…
Ama sen üzülme Sevgili!
Adını, nam-ı celilini duyurmak için orada bulunduğun Kudreti Sonsuz, seni
sevenleri koruyacaktır zerre şüphe yok!
Ey Sevgili, en Sevgili
öğrettiğini bir kez daha tekrarlıyoruz; “Allah
var, gam yok…”
Yeter ki sen üzülme!

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder