Cuma

SEN ÜZÜLME SEVGİLİ

Üzülme sen Sevgili,
Dayanamaz hiçbir sevenin kalbi!
Sen ki güven duygusunun en sarsılmaz kalesisin.
Sen ki hayatlara hayat olanların can suyusun.
Sen ki inancın ve imanın zirvesisin.
Üzülme sen Sevgili, sen üzülürsen eğer yüreğimiz üşür bizim bu yaz gününde.
Sen üzülürsen, apaydın olan gecelerimiz, kapkaranlık zindanlara döner.
Sen üzülürsen eğer, yetimler, öksüzler, garipler kimsesiz kalır.
Ne olur Sevgili,
Sebepler ne olursa olsun sen üzülme ve üşütme yüreğimizi.
Ne hazindir ki insanlık seni, kendi dar siyasi görüş ve emelleri nedeniyle kabullenmedi, sindiremedi.
Hâlbuki sen, ey sevgili en iyi örnektin!
Sevgili, insanlık hiç bu kadar kutuplaşmamıştı bugünkü kadar. Ama biz, seni sevenler olarak iyimser tavrımızda ısrar ediyoruz.
Âlemlerin Rabbine iman eden, hesap gününe inanan bir ruh nasıl ümitsizliğe düşebilir, mümkün mü?
Ama yalan, dedikodu, iftira biri bin para…
Ne çok pirim yaptı bu kötü hasletler..
Hak ve hakikatin ruhuna Fatihalar okundu…


Ümit varız. Evet, kesinlikle ümit varız. Elbette hak ve hakikat bir gün ortaya çıkacaktır. Hem de bütün çıplaklığı ile..
Yalanları, iftiraları, çarpıtmaları, delilsiz ithamları, topluma kin, nefret ve düşmanlık aşılayan söylemleri elbette bir gün yüzlerime şamar gibi vurulacaktır.
İman sahibi bir fert nasıl olur da hatada ve günahta ısrar eder, diye sakın üzülme sen, devir değişti insanlar başkalaştı maalesef!
Tarihin hiçbir sayfasında ne hak haksızlığa, ne de doğru yalana mağlup olmamıştır, olmayacaktır.
Yazık ettiler kendilerine…
Yazık ettiler İslam’ın naif ruhuna…
Yazık ettiler Kur’an ahlakına..
Dünyalık makam mansıp ve beş kuruşluk gelir için!
Onlar çılgın nefsani duyguları karşından ne yaparlarsa yapsınlar, biz canımız pahasına rehberliğine baş koyduk, baş koymaya da devam edeceğiz.
Varsın onlar, hırçın ve anlamsız tavırlarına devam etsinler.
Varsın onlar, sevenlerine “Deli” desinler.
Bize ne derlerse desinler biz, ciddiyet ve sorumluluk tavrımız.
Dövene elsiz, sövene dilsiz ve derviş gönülsüz gerek” yaklaşımı ile hak bildiğimiz yolda ‘durmadan yürüyeceğiz’
Çünkü biz, söz verdik. Sulh ve sükûnun temsilcileri, asayiş ve güvenin bekçileri olacağımıza dair..
Sen üzülme ey Sevgili, sen üzülme zira Allah her şeyi görüyor ve biliyor.
Dilimizde dua, kalbimizde iman…
Değil ‘O’, ‘Bu’, ‘Şu’… Tüm dünya üstümüze gelse, ‘vız’ gelir.
Çünkü bize sen öğrettin, ateşe atılan İbrahim’in inancını, istikrarını ve teslimiyetini..
Firavun sarayındaki Musa’nın hikayesini hatırla, Kızıl Deniz’in önünden nasıl yarıldığını..
Eğer Allah sana bir zarar dokundurursa, o takdirde onu, O'ndan başka giderecek yoktur. Sana bir hayır dokundurursa, artık O, her şeye kadirdir.” diye dua eden Yunus’u da yine senden öğrenmiştik… Tüm diğer dualar gibi…
Dualar yağıyor sana dünyanın her yerinden…
En kuvvetli manevi zırhlar gönderiliyor senin adına semalara her gece…
Hacetler kılınıyor peşi peşine…
Gözyaşlarından ırmaklar oluşuyor, belki çorak sinelerde bir yeşermeye vesile olur ümidiyle…
Ama sen üzülme Sevgili! Adını, nam-ı celilini duyurmak için orada bulunduğun Kudreti Sonsuz, seni sevenleri koruyacaktır zerre şüphe yok!
Ey Sevgili, en Sevgili öğrettiğini bir kez daha tekrarlıyoruz; “Allah var, gam yok…”
Yeter ki sen üzülme!


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder